standard-title Antiaging Tedavileri http://drnuran-estetik.com/wp-content/uploads/anti-aging.jpg Kendinizi daha sağlıklı, daha güzel ve daha genç hissetmeniz için kırışıklık, çatlak, sarkma ve leke problemlerinize kalıcı çözümler sunmaktayız. Polikliniğimizde

Antiaging Tedavileri

Kendinizi daha sağlıklı, daha güzel ve daha genç hissetmeniz için kırışıklık, çatlak, sarkma ve leke problemlerinize kalıcı çözümler sunmaktayız. Polikliniğimizde

Gençleştirici Uygulamalar

1322085753475Kendinizi daha sağlıklı, daha güzel ve daha genç hissetmeniz için kırışıklık, çatlak, sarkma ve leke problemlerinize kalıcı çözümler sunmaktayız. Polikliniğimizde doktorumuzun size özel belirlediği programlar dahilinde; mezoterapi (iğneli ve iğnesiz olarak), radyofrekans, oksijen terapi, fotorejuvenasyon (ışıkla cilt yenileme), karboksiterapi ve dolgu uygulamalarıyla gençleşmek artık çok kolay….

 

 

..………………

GENÇLEŞTİRİCİ UYGULAMALARA DAİR HİZMETLERİMİZ

  • Mezoterapi
  • Radyofrekans
  • Oksijen Terapi
  • Fotorejuvenasyon
  • Karboksiterapi
  • Dolgu

 

Mezoterapi Uygulamaları

Mezoterapinin Uygulama Alanları;

  • Antiaging, 
  • Selülit ve Çatlak Tedavileri 
  • Bölgesel İncelme
  • Güneş Lekesi Tedavileri
  • Saç Tedavileri

00ca605e1f929b11feb4eb951a57a11be_3ff5f9803a10e33bd4f9e1bc0d9a0858Mezoterapi; ağrı veya hastalıkları, vücutta bulundukları yere lokal olarak uygulanan mikro enjeksiyonlar yoluyla kontrol altına alan ya da tedavi eden bir tıbbi uygulamadır. Mezoterapi orta deri tabakasının tedavisidir. İlk kez 1952 yılında DR Michek Pistor tarafından uygulanmış olup 1987 yılından itibaren Fransa Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbım bir parçası olarak kabul edilmiştir. Halen tüm dünyada yaygın olarak uygulanmaktadır. İğneli Mezoterapi oldukça etkili bir tedavi yöntemi olmasına rağmen hastaların birçoğunda iğne korkusu olmaktadır. İşlemin özellikle saçlı deri ve yüzde ağrılı olması uygulama sonrası morarmaları oluşması gibi dezavantajları tedavinin yarın kalmasına enden olmaktadır. Tüm bu olumsuzluklardan yola çıkarak geliştirilen TMT (Transkülanöz Mezodermik Tedavisi) sistemi iğne kullanılmadan özel bir cihaz yardımı ile aynı tedavilerin daha da geniş olarak uygulanmasını sağlar.

Hangi Hastalıkların Tedavisinde Mezaterapı Kullanılır
Mezoterapi sıklıkla artirit gibi tüm eklem hastalıklarında, boyun ve bel fıtığı ağrıları, syatalji ve brakialji, migren ve adet ağrıları, spor travmaları, Varis, lenfödem ve flebit gibi bazı damar hastalıkları, ayrıca estetik amaçlı olarak sellülit basta olmak üzere, vasküler lekeler, çeşitli cilt problemleri, cilt yaslanmasını ve saç dökülmesini engellemek amacıyla yaygın olarak basarili bir şekilde kullanılmaktadır.

Selülit ve Bölgesel Zayıflamada Mezoterapi

Bacak, karın, kalça, diz çevresi, mide, yan sırt, kol, çene altı gibi problemli bölgelere ince uçlu bir iğne ile iuuq_NV_00xxx_SL_mjebibqjj_AP_njs_SL_dpn0xq_NK_dpoufou0vqmpbet031240150mjeb_SL_kqhilaç enjekte edilir. Bu ilaçlar o bölgedeki yağ hücrelerini, yağ yakım metabolizmasını etkileyerek yağ yakımını ve kan dolaşımını hızlandırır. Seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki selülitlerde azalma, yok olma, bölgedeki problemin yoğunluğuna göre 5-15 cm arasında hızla incelme ve zayıflama meydana gelir. Kişide kilo problemi mevcutsa mezoterapi uygulamasının yanında kişiye özel bir diyet listesi verilir. Diyet verilmeden önce kişinin boy, kilo ve vücut ölçüleri (yğ, kas) alınır. Kişinin kilo almasına neden olan herhangi bir etken varsa araştırılır, gerekli tetkikler yapılır. Kişinin bazal metabolizması, günlük aktiviteleri ve alternatif yeme biçimleri göz önüne alınarak kişiye özel diyet programı hazırlanır. Kas kaybına neden olmadan, düzenli ve sağlıklı beslenme sayesinde ayda 4-6 kilo arası kilo kaybı ve vücut genelinde incelme sağlanır.

Mezoterapi tedavisi kişiden kişiye göre değişmekle birlikte genellikle 8-10 seans yeterli olmaktadır. Tedavi son derece pratiktir, seans süresi ortalama 10-15 dakikadır. Seans aralıkları ortalama 5-7 gündür. Genellikle bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi için kullanılan bu yöntemde; lipolitik (yağ eritici), dolaşım düzenleyici, selülit giderici ilaçlar yaklaşık 2 cm aralıklar bırakılarak problemli bölgeye enjekte edilir. Tedavi sırasında, kafeinli içeceklerden, soda ve tuzdan uzak durulmalıdır. Yağsız, şekersiz ve posalı yiyeceklerden oluşan diyetler uygulanmalıdır. Bu yöntemle, bir aylık sürede 1-2 beden incelme hedeflenir. Tedavi süresince ciltte bir takım morarmalar olabilir ancak kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum söz konusu olmaz. Ciltte oluşan morluklar ise 5-7 gün içinde kaybolur. Tedavi tamamlandıktan sonra ikişer aylık ara ile tek seans mezoterapi uygulanması problemin tekrarlamaması açısından önemlidir.

 

Yüz ve Dudak Dolgusu

Dolgu maddeleri derideki ince ve derin kırışıklıkları gidermek, ince dudakları kalınlaştırmak ve yanaklara dolgunluk vermek amacıyla deri altına enjekte edilen maddelerdir. Dolgu enjeksiyonu tedavisiyle kısa sürede daha genç bir görünün sağlanır, dolgu estetiğiyle yüzdeki yorgun ifade kaybolur ve daha güzel daha sağlıklı bir görünüm sağlanır. Kliniğimizde dolgu maddesi olarak hyalüronik asit kullanılmaktadır. Hayvansal kaynaklı olmayan bu asit vücudumuzda zaten doğal olarak bulunmaktadır ve alerji yapma ihtimali oldukça düşüktür. Ayrıca hyalüronik asit tüm dünyada giderek popülaritesini artıran ve şuan için kullanılmakta olan en güvenilir dolgu maddesidir.

SCARLET S

Ameliyatsız, Ağrı, Kanama, Morarma Olmadan GENÇLEŞİN !!!

Saniyede 100 ms – 800 ms titreşim veren özel tasarlanmış 2 MHz’lik Fraksiyonel  Mikroiğneli  RF Teknolojisi, epidermis ve dermisteki problemleri aynı anda tedavi edebilme  imkanı sunan bir sistemdir.

En önemli özelliği tek bir senasta dahi ciltte total bakım yaparak mükemmel sonuçlar  vermesidir.

Kullanıcı açısından  çok pratik bir sistem olmasının yanısıra, son derece ağrısızdır.

Fraksiyonel Mikroiğneler, cildin altına inerken cilt yüzeyini uyararak doğal iyileşme süreci başlatırlar. Buna bağlı olarak cildin üst tabakasındaki hücre gelişim faktörleri harekete  geçerler; ciltteki ton farklılıkları, lekeler  ve ince kırışıklıkların tedavisini  mümkün kılarlar.

0,1  MM’LİK HATAYA BİLE İZİN VERMEZ!

3,5 mm’ye kadar cilt derinliğine inebilen ve geçtiği bölgenin tamamında  da aynı termal etkiyi yaratan Fraksiyonel Mikroiğneler bu bölgede kontrollü hasar oluşturarak kolajen liflerini uyarırlar. Tamamen  doğal bir yenilenme, toparlanma ve sıkılaşma etkisi süratle farkedilir.

Uygulama Alanları

  • Total Cilt Rejuvenasyonu (Cilt Gençleştirme, Cilt Yenileme)
  • Lifting (Yüz Germe)
  • Elastikiyet Kaybı Tedavisi (Cilt Sıkılaştırma)
  • Yüz ve Çene Hatlarının Belirginleşmesi
  • Boyun Toparlama
  • İnce Kırışıklıkların Tedavisi
  • Skar Tedavisi (Akne İzleri, Keloid vs.)
  • İnflamatuar Akne Tedavisi
  • Genişlemiş Gözenek Tedavisi
  • Cilt Tonusunun Düzenlenmesi
  • Sebum Dengelenmesi
  • Yüz Telenjiektazileri Tedavisi
  • Pigmente Lezyon Tedavisi
  • Stria (Cilt Çatlakları) Tedavisi
  • Hiperhidroz Tedavisi
  • Vücut Sıkılaştırma
  • Kol Sarkmalarının Giderilmesi

ÖNEMLİ ÖZELLİKLER

  • Yan etki oluşmaz
  • Tüm yaş gruplarına uygulanabilir Morarma ve kanama oluşmaz İğne izi kalmaz
  • Geri dönüşümlü yüz şekillendirme imkanı sunar
  • Biometrik RF (Sadece invaziv RF, kök hücre ve PRP ile birleştirilebilir)
  • Düşük RF enerjisi kullanarak saç gelişimi

Avantajlar

  • 3,5 mm’ye varan derinlik kontrolü
  • 0,1 mm’lik ayarlanabilir derinlik arttırabilme (0,5 mm – 3,5 mm)
  • Minimum ağrı-şoksuz iğne teknolojisi
  • RF titreşim süresini kontrol ederek ağrıyı minimalize edebilme
  • Kuru cilt geçirgenliği için olası en yüksek enerji aralığı olan 2 MHz kullanımı
  • Pürüzlü cildi ve cilt üzerindeki etkileri minimalize eden ileri teknoloji ucu
  • Kısa uygulama süresi
  • Kısa iyileşme süresi
  • Uygulama sonrası hiçbir özel bakım gerektirmemesi
  • 1 ay aralarla 3 seans uygulama ve minimum 1 yıl etkisini koruyabilmesi

 

Gençlik Aşısı

genclik-asisi1Cerrahi operasyonlardan çekinenler artık Gençlik Aşısıyla, cildinizde ki doku yenilenmesini sağlayıp, zamanla cilt altında yerleşen, deforme olan dokuları destekleyip, doğal bir görüntü ve hacim kazandırabileceksiniz. Yaşımızın ilerlemesine karşın, her zaman genç görünmek hepimizin ortak dileğidir. Gençlik Aşısı adı verilen gençleştirme uıygulamasıyla, cildinizi gençleştirip, canlandırıp, ışıltı kazandırabilirsiniz.

Çeşitli uygulama alanlarıyla Gençleştirici Uygulamaların mucizevi güzellik iksiri olan hyalüronik asit, yüzde yüz saf olarak üretilip, yepyeni bir kullanı biçimi kazandırılıp gençleştirme uygulamalarında kullanılmaya başlandı. Gençlik Aşısıadı verilen bu Gençleştirici Uygulamalar alanında yüzde yüz hyalüronik asit kullanılmakta ve cilde 3 farklı aralıklarda minik aşılar yapılmaktadır. Cildin deforme olan kısımlarını onaran, nem, esneklik, hacim kazandıran, sıkılaştıran bir uygulamadır.
Gençlik Aşısının olumlu belirtileri 2. gün itibariyle gözlemlenebilmektedir. Gençlik Aşısının kullanılmaya başlamasından 2 gün sonrasında ciltte belirgin bir şekilde canlılık, parlaklık, kırışıklıklarda azalma fark edilmektedir.

 

Radyofrekans Tedavisi

 
Radyofrekansın Uygulama Alanları;

  • Antiaging, Selülit ve Çatlak, Bölgesel Yağlanma, Yüzdeki Sarkma ve Deformasyonlar
  • Vücuttaki Sarkma ve Deformasyonlar, Saç Dökülmesi

Radyofrekans uygulaması radyofrekans dalgaları ile kontrollü ısı tedavisi olarak bilinmektedir. dolgu(1)Radyofrekans dalgalarıyla vücuttaki su molekülleri ve iyonlar (sodyum, potasyum,magnezyum vb.) harekete geçirilir. Bunların hareketlenmesine bağlı olarak enerji açığa çıkar ve bölge ısınır. Radyofrekans su içeren bütün dokuları kontrollü bir şekilde çok derin dokulara geçmesine izin vermeksizin ısıtmaktadır. Çünkü Radyofrekans hücrelerdeki su moleküllerini harekete geçirmektedir. Bu teknoloji ile su düzeyi çok yüksek olan yağ hücrelerine ulaşılabilmektedir ve böylece yağ doku eritebilmektedir. Tedavi sırasında ısınan bölgede yağ hücrelerinin duvarları parçalanır, yağlar erimeye başlar. Eriyen yağlar dolaşımın artmasına bağlı olarak kan ve lenf yolu ile emilir ve vücuttan atılır. Ayrıca yaşlanmış ve yıpranmış kollajen doku parçalanır ve ölür. Bunların yerine vücut yeni kollajen üretimine başlar. Vücutta sıkılığı, gerginliği sağlayan dokuya bağ dokusu denir. Bu dokuyu oluşturan hücreler ise fibroblast hücreleridir. Oluşan ısı ile fibroblast aktivasyonu hızlanır. Sonuç olarak yağların erimesi, kolajenlerin çoğalması ve bağ dokusunun yenilenmesi ile incelme, zayıflama, selülitlerin yok olması, toparlanma, sarkıkların giderilmesi,kırışıklıkların yok olması sonucu doğar.

radyofrekasn
Selülitin portakal kabuğuna andıran yumrulu ve pürüzlü görüntüsü çoğunlukla sertleşmiş cilt altı bağların ve birikmiş ödemin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyofrekans teknolojisinin seçici ısıtıcı etkisi, cilt altı bağlara ve yağ tabakasına kontrollü ısı gönderir. Cilde, sinirlere ve kan damarlarına zarar vermeden derinin kollajen üretildiği dermis ve yağ dokusuna etki eder. Bu şekilde hücreler canlanır ve hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bölgedeki dolaşım artar ve metabolizma hızlanır. Cilt altı bağlar normalleşir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, böylece sorunlu bölgedeki dalgalı görüntü önemli ölçüde kaybolur. Ağrısız olan uygulama ile dokuda belirgin bir sıkılaşma ve yağ hacminde azalma elde edilir. Sonuç olarak, daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.
Radyofrekans uygulamalarında probleme ve uygulama bölgesine göre özel ayarlamalar yapmak çok önemlidir. Çünkü farklı frekanslardaki radyofrekans dalgaları dokudaki farklı derinliklere ulaşmaktadır. Örneğin selülit tedavisinde problem yüzeye daha yakın olduğu için bu bölgede etkili olan yüksek frekanslara çıkmak gerekir. Daha düşük frekanslardaki radyofrekans dalgaları daha derine nüfuz ettiği için bölgesel yağların eritilmesinde daha etkilidir. Polikliniğimizde, gerekli durumlarda yüksek ve düşük frekanslı radyofrekans uygulamaları aynı anda yapılabiir.

Tedavi sonunda özellikle kalça üst bacaklar gözle görülürbir şekilde gençleşir, gerilir ve sarkmalar giderilir. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Problemli bölgelerdeki portakal kabuğu görünümünde ileri derecede iyileşme sağlanır. Kalıcı değişimler için haftada iki kez olmak üzere 8-10 seans yapılmasını öneriyoruz. Problemin büyüklüğüne göre mezoterapi ve vakumterapi yöntemleri kombine edildiğinde oldukça iyi ve kalıcı sonuçlar almaktayız. Tedavi süresi bittikten sonra, aynı problemlerin tekrarlamaması ve sonuçların kalıcı olması için ayda 1 kez koruyucu uygulama yapılmasını öneriyoruz.

 

Karboksiterapi

Karboksiterapinin Uygulama Alanları;Cilt-3

Obezite
Çatlak ve selülit
Doku Sarkmaları ve Kırışıklıklar
Bacaktaki Kılcal Damarlar
Ameliyat İzleri, Yara İzleri, Sedef hastalığı

 

Çok küçük bir iğne yardımı ile cilt altına karbondioksit gazı enjekte edilir. Karbondioksit gazının vücuda herhangi bir zararı söz konusu değildir. Enjekte edilen karbondioksit gazı yağların tüketimini hızlandırır, dokulardaki elastikiyeti işlevlerini yerine getirerek şişlikleri çatlakları azaltır. Yapılan tedavi: Problemin büyüklüğüne ve çeşidine göre haftada bir veya iki seans olarak 10-20 seans arası veya saha fazlası uygulanabilir. Her seans 10-20 dakika sürer. Bu gaz zararlı olmadığı için her yaştan insana karboksiterapi uygulaması yapılabilir. Toksik etkisi yoktur.

Oksijen Terapisi


IMG 3870 new 1024x342 Oksijen Terapisi
Oksijen terapi; iğne kullanılmadan cildin en alt tabakasına oksijenin basınç ile enjekte edilmesidir. Göz çevresi ve dudak kenarlarında kas hareketlerine bağlı olarak meydana gelmiş olan kırışıkları onarır bununla beraber ürünlerin içinde yer alan aktif maddelerin etkisi ile de ciddi sıkılaştırır ve dolaşımı hızlandırır. Kürler halinde uygulanır. Cilde tazelik yumuşaklık ve pürüzsüzlük sağlar.

Fotorejuvenasyon Tedavisi

 

59-601x338Lazer ışınlarıyla cildin yenilenmesi olarak bilinmektedir. Filtre edilmiş ışık yardımıyla deri altındaki melanin, homoglabin ve kollajen hedeflenir. Ultraviyole ışınları hücrelerde atılması güç olan maddelerin (serbest radikaller) birikmesine ve kollajen liflerinin kırılmasına hatta kaybına yol açar ve yaşlanma gerçekleşir. Cildi ultraviyole ışınlardan korumaya yarayan ve cilde rengini veren hücrelerdeki pigmentlerdir. Aşırı güneş ve yılların etkisi ile bu pigmentler azalır, hücre sayısındaki azalma da cildin incelmesine sebep olabilir. Cilt altında bulunan ve cilde esnekliğini, gerginliğini kazandıran kollajen ve elastik lifler, ultraviyole etkisiyle kalitesini yitirirler. Böylece cildin gerginliği azalır ve sarkmalar meydana gelir.  Cilt tipine ve rengine uygun dalga boylarında çalışıldığı takdirde ciltteki kırışıklıklar, sarkmalar giderilerek cildin yenilenmesi sağlanır. Lezyonun tipine bağlı olarak ardışık 6-8 seans uygulaması gerekebilmektedir. Kalıcılığın sağlanması içinde belirli periyotlarda uygulama tekrarlanmalıdır.